Şarap sektörüne atılmadan önce, uzun yıllar paslanmaz çelik geri dönüşüm sektöründe çalıştım. Hurda sahaları, metal ayrıştırma tesisleri ve kalite kontrol süreçleri gündelik hayatımın bir parçasıydı. Almanya’nın Karlsruhe kentinde, güvenlik ayakkabılarının ağırlığıyla topuk dikeniyle boğuşurken, elimde kalite kontrol cihazıyla hurda sahasında dolaştığım bir gün, karşıma beklenmedik bir parça çıktı:
Özel uçak motor parçaları, çamaşır makinesi bileşenleri ve inşaat direkleri arasında duran dev bir fermentasyon tankı.
Bu tank yabancı değildi. Çünkü yıllardır çevreme, bir gün kuracağım mekânın merkezinde şarabın olacağını anlatıyordum. Su tabancasına benzeyen ölçüm cihazıyla tankın yanına yaklaştığımda alaşımı hemen tanıdım: Krom, nikel ve molibdenden oluşan 316 paslanmaz çelik.
Mantıklıydı. Aside dayanıklıydı. Isıya ve sürtünmeye dirençliydi. Şarap üretiminde tercih edilmesinin bir sebebi vardı.
316 ismi, tam da bu karşılaşmadan sonra anlam kazandı.
---